21 Ağustos 2009 Cuma

Yukarısı

muhteşem.

-sadece mouse'unuzu tıklayarak hareket ettirin ^^

Boredom is Something to Eat.

[Üzerine tıklayarak fotoğrafı büyük boyda görüntüleyebilirsiniz.] - hatta evet, bence büyütün.

Bu çizimi basıp okula götürdüğüm dosyamın en başına koymayı ve uyumak üzere olduğumda incelemeyi planlıyorum :P

P.S: Başlığa esin kaynağı olduğu için Anıl'a teşekkür ediyorum. ^^


"Tesadüfen" rastladığım bir internet sitesindeki video beni gülümsetti. Adını bile duymadığım şehirlerde ve adalarda nefes alan, gezen tozan, insanları tanıyan, dans eden ve bu gülümsetici güzelliği bizlerle paylaşan, okyanuslar ötesi ülkede yaşayan bir adam var. Önce video'yu izleyin daha sonra devam edeceğim.



Matt, 32 yaşında bir Amerikalı. Kendi ifadesiyle, eskiden tüm istediği şeyin bilgisayar oyunları oynamak olduğunu düşünürmüş ancak bu hedefine ulaşıp bir süre de keyfini sürdükten sonra, kaçırdığı bazı şeylerin olduğunun farkına varmış.

Şubat 2003'te işinden istifa edip biriktirdiği parayı dünyanın değişik ülkelerini gezerek harcamış. Hanoi'de fotoğraf çekerken bir arkadaşının teklifi üzerine ilerideki kayalıkların üzerine çıkıp, arkadaşları arasında ünlü olan dansını yapmış. Bu dansın videosu internette keşfedilmiş ve Stride Gum markalı sakız firmasında çalışanlar ona sponsor olmayı kabul etmiş ve Matt yeniden bir seyahatle dünyayı dolaşmış.

http://www.wherethehellismatt.com/ adresinden Matt'in sayfasına ulaşabilirsiniz. FAQ sekmesinde ilginç sorular ve cevapları var. Eklediğim videoya ise hem Youtube'dan hem de Matt'in sayfasından ulaşabilirsiniz.

Wallpaper

Masaüstünüz uzun zamandır koruduğu sıkıcı görüntüsüyle sizi de mi sıkıyor? İsterseniz hemen aşağıdaki linke tıklayın ve müstakbel yeni wallpaper'ınızın tadını çıkarın ^^

http://abstract.desktopnexus.com/get/138336

Dünyanın İlk Renkli Baloncukları, ZUBBLES!



'If you said to me, "You're going to spend a quarter of your life playing with bubbles," I'd have said you were crazy.'


Baloncuklara bayılırım. Hatta 6 Haziran 2009 tarihinde, Tunalı sokaklarında yaşına başına bakmadan hoplaya zıplaya baloncuk tabancasından on-yüz-bin-milyon baloncuk çıkaran bendim. Hemen bir anımı paylaşayım sizinle.

Söz konusu baloncuk tabancasını yürürken arkama çevirip insanların üzerine baloncuklar saçarken karşı taraftan annesinin elini tutmuş yürüyen, en fazla 8 yaşında olduğunu söyleyebileceğim bir kız, heyecanla dolu bir inanmazlıkla bir yandan işaret parmağıyla beni gösterirken adeta çığlık attı: "Anne bak onda da vaaaar!"


[baloncuklardan asla bıkmayan insan.]

Utanacak bir şey yok canııım, sadece sevgili arkadaşım Öykü'nün de kendi blogunda belirttiği gibi "çocukluğu anımsatan her şeyi seviyorum." Tüp içindeki Çokokrem, renkli boya kalemleri, lolipoplar, oyuncaklar, salıncak, çikolatalı süt, tazmanya canavarı, Disney Channel, Nickelodeon, vs. Ve evet, BALONCUKLAR :) Ve inanın, ben sokaklarda öyle küçük bir kız çocuğu edasıyla yürürken, sıkışık bir trafikte arabanın arka koltuğunda oturup boş gözlerle dışarıyı seyreden orta yaşlı sarışın bir hanım beni o halde görünce öyle güzel bir kahkaha attı ki, inanın baloncuk tabancasını bırakmak içimden hiiç gelmedi. Öyle ki, eve gittiğimde bir "şarjör" bitirmiş, öbürünü yarılamıştım. Böyle bir sevda benimkisi...

Her neyse, asıl konumuza gelelim, yani ZUBBLES. Hayatının 15 yılını baloncuklarla uğraşarak geçiren bir adamın var olduğunu öğrendim. Adı Tim Kehoe ve o 39 yaşında bir Amerikalı. "Peki neymiş bu adamcağızın derdi?" dediğinizi duyar gibiyim. Hemen anlatayım.

Kehoe, renkli baloncuklar yapmaya çok uğraşmış ama asıl sorun bu baloncukların patladıktan sonra insanların kıyafetleri üzerinde leke bırakmamasını sağlamakmış. 15 yıl sonra bunu başarmış, çünkü Zubbles'ın baloncukları patladıktan sonra 15 dakika içinde bıraktıkları renkleri de yok oluyor! Mucizevi buluş bence, küçümsememek lazım. Öyle ki, Kehoe 2005 yılında bu buluşu için Amerikan teknoloji dergisi Popular Science'tan "Grand Prize for Innovation" ödülünü kazanmış. 15 Amerikan Doları'na satışa çıkmış olan ürünü ziyadesiyle istiyorum. Hayırlısı.

iPhone kullanıcıları için bir haber: yeni bir "application"la iPhone'unuzda Zubbles eğlencesini yaşayabilirsiniz ^^

-----------------------------------------------------------------------------------------
Orijinal makale için:

http://www.dailymail.co.uk/sciencetech/article-1207476/Im-forever-blowing-Zubbles-Inventor-spent-15-years-developing-worlds-stainless-colour-bubbles.html

Süper Kahramanlar Yaşlanırsa

İtalyan karikatürist Donald Soffritti, "Superheroes Decadence" isimli kitabında süper kahramanların yaşlanmış hallerini çizmiş. Ben size kendi favorilerimi sunacağım. İsterseniz yazının sonundaki linke tıklayarak kitabı satın alabilir, veya diğer linke tıklayarak daha fazla çizime ulaşabilirsiniz.

[Üzerlerine tıklayarak fotoğrafları büyük boyda görüntüleyebilirsiniz.]

BATMAN & ROBIN





THE HULK




WONDER WOMAN - eski halinden eser kalmamış xD



IRON MAN



WOLVERINE



CATWOMAN - favorim ^^



--------------------------------------------------------------------------------------------
Kitabı satın almak için:

http://www.fumetto-online.it/en/ricerca_editore.php?EDITORE=COMMA%2022&COLLANA=SUPERHEROES%20DECADENCE

Daha fazla çizim için:

http://monkeyonmyback.squarespace.com/recent-momb-posts/2009/8/20/superheroes-decadence-by-donald-soffritti.html

Kahveden Mona Lisa?

Kahveyi sevmeyen azdır. En azından ben hiç rastlamadım ama biz kahveyi içmeyi tercih ederken, Avustralya'daki insanlar üşenmeyip bardakların içindeki kahvelere değişik oranlarda süt koyarak -veya koymayarak- farklı tonlarda kahverenkleri elde etmişler. Kahve dolu bardakları da renklerine göre dizip devasa bir Mona Lisa ortaya çıkarmışlar. Sanal ortamda "OMG" tepkisi vermeme sebep olan web sitesini sizinle paylaşmak istedim. Buyrun bakın:

[Üzerlerine tıklayarak fotoğrafları büyük boyda görüntüleyebilirsiniz.]




----------------------------------------------------------------------------------------------
Kaynak:

http://littleaboutall.com/photos/in-australia-have-created-mona-lisa-from-coffee-with-milk

20 Ağustos 2009 Perşembe

First Entry

"Boredom is a sin." - our ex English instructor Ali Alizadeh.

Though it was mainly for laughs, I ended up thinking that boredom is close to being as bad as a sin.

I thought about this boredom "issue" and decided to start a new blog with the aim of eradicating boredom from people's -especially mine- lives as much as possible.

As I conclude my first entry on my second blog, I want to share the outcome of me and Anıl's boredom in our English classes. Enjoy ^^

[click on the images for the full view]




LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin